Ekim'de Eylül Üzerine

EKİM'DE EYLÜL ÜZERİNE

Merhaba, 

3 Ekim 2015, bir iletini aldım.
"Demiştim ya Eylül'ü severim diye.
Benim tüm ciddi ilişkilerim Eylül'de başladı.

Belki çiçekler baharda açar ama benim gönlüme aşk, hep hazanda düşer.
O güz yağmurları gönlümü de mi yıkıyor dersin?
Yoksa sonbaharın yüzüme vuran hüznü, doğanın aldığı bin bir renkle mi aydınlanıyor, bilmiyorum.
Tek bildiğim, Eylül, aşk kokuyor."

Ben de sana Eylül'de tanıştığımızın anısına Eylül üzerine yazdığım yazıyı göndereyim.

Eylül Üzerine

Eylül.
"Ben Eylül" demiştin değil mi, kendini tanıtırken.
Eylül.
Eylül, sonbaharın başlangıcı olduğu kadar bereketli bir ay da.
Bir sonraki ay da ekim zamanı adı üstünde.
Kasvetli Kasım.
Giden ve gelen yılın kavuştağı Aralık.
Derken kış.
Ve yeni bir yıl.
Kışa daha çok zaman var ve biraz Eylül'den söz edelim.

Bir zamanlar sanatçı Alpay'ın okuduğu "Eylülde Gel" adlı bir şarkı vardı okul zamanını çağrıştıran.

Okul yolu sensiz
Ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün
İçim doldu hüzün

Eylül okulların açıldığı ay.

Mehmet Rauf'un Eylül adlı romanı var. Romanın adı Eylül ayının özelliklerine benzetilerek konulmuş. 1900 yılında gazetede, ertesi yıl da kitap olarak yayınlanmış. Yani Türk edebiyatının "ilk psikolojik romanı" olarak nitelendirilen Eylül, 115 yaşında.

Neden Eylül?

Neden sen Eylül?
Neden Eylülde Gel?

Yazın olgunlaşmamış meyvelerin olgunlaştığı, damak tadına ulaştığı bu ayda kış hazırlıkları da yapılır.
Yaprakların sararmaya yüz tutmasıyla birlikte Eylül, sonbaharın hüznünü çağrıştırır.

Eylül işte...
Bakmayın Ocak ayının yılbaşı olduğuna, asıl başlangıç bu aydadır. Çünkü ülkemizde yaza değil kışa hazırlık yapılır.
Ve kış hazırlıkları alabildiğine sürüyor.

Sıcak kış gecelerine özlem ile...

Süleyman ÖZEROL

17 Ekim 2015, Radikal Blog

Yorumlar

Popüler Yayınlar