Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen…
BİR DAHA KÖTÜ DÜŞÜNCELERDEN SÖZ ETME LÜTFEN...


Sevilmek, istenmek, beğenilmek, önemsenmek güzel.
Yaşamak güzel.
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen.
Yaşamak güzel.
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen.
Merhaba,
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen. Karacaoğlan, "Var git ölüm" demiş. Şair Baba, "Yaşamak güzel şey be kardeşim" demiş ve bunu romanına ad olarak vermiş. Senin sıkça ölümden söz etmenin zamanı mı yani? Ölümden söz etmek sana yakışmıyor. Kendini heder etme. "Ayakaltında kalırsan üzerine basan çok olur", sakın kalma."Aynı kalıp kokmaktansa, cesur olup akarım." diyorsun. İşte durum bu, açık ve sade ol...
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen...
Yorulsan da, tek başına olsan da, sorumluluğun ağır da olsa; sen kendinle baş başasın. Sonra gitmekten söz ediyorsun bir de. Gelmek üzere gitmek, gelmemek üzere gitmek; gitmelerin hepsi de kaçıştır, yaşamdan kaçış.
Bazen birilerinden dolayı gitmeyi düşünürsün, birilerinden dolayı da kalmayı düşünürsün. Mutlaka bir dakika öncesinin şu an için aynı olmadığı gibi, geri geldiğinde belki her şey ve herkesi değişmiş olarak göreceksin ve eskisi gibi bulamayacaksın. Hele de sen gittikten sonra değişenlere hayret edeceksin. Sen de dün ki sen değilsin. Hele bir de otuz yıl öncekini düşün; otuz yıl önceki gibi hiç değilsin. Ben de öyle.
Pek çok konuda dikkatliyimdir. Yaşam dikkat üzerine kuruludur. Dikkatsiz olanlar kendilerini ve çevrelerini önemsemezler, başına çok şey gelir. Fazla dikkatli olmak bir özelliğim olsa gerek; yıllardan beri belki de çocukluğumdan kalma. Anıya Benzer adlı anı deneme kitabım çıktığında bunun ile ilgili pek çok örnek okuyacaksın. Çok değil, iki yıl içinde çok sayıda kitap yayınlayacağım. Hemen hepsi gerçek olaylara dayalı olacak. Sen uyu ve dinlen, sabah erken kalkacaksın ve de hastasın, dinlenmelisin.
"Kadınlar çiçek gibidir, doğal olarak gübre isterler. Bundandır ki gül gibi kadınlar boktan herifleri seçerler"miş. Ne yani; bunun tersi yok mu? Vardır. Aslında kadınlara fazla gübre vermemek gerek. Sonra "erkek egemenliği" zedelenir, boklanır.
Buradaki "gül gibi kadınlar" söylemi de tartışılır. Kimisi konuyu fiziksel, kimisi ahlaksal, kimisi de düşünsel olarak değerlendirir. Erkek dünyası kadını hep geriye itmiş. Aslında tartışılması gereken bir konu bu ülkemizde ve dünyada. Çünkü kadınların mutluluğu toplumun mutluluğu ile özdeştir. Düşünür, "Uygarlığın yaratıcısı kadındır" derken boşuna dememişti. Kadınlar önemsenmeli. Kadınlar da kendilerini önemsemeli.
Birbirimizi iyi anlıyoruz aslında ama sen kendini düşün önce, sanmalara da aldırma. Kendini koy başköşeye. Çocuklar sana, sen çocuklara gereklisin. Sen onlara yetersin, onlar senin canın, onlar öncelikli.
Kafanın içinde gerilim hem fizyolojik, hem psikolojik bir durum olabilir. Yorgunluk, halsizlik. Psikolojik durum organları etkiliyor biliyorsun. Tetikler. Ve stres. Sakin olmalısın.
Yine de iyi dayandın. Türküde der ya; "Taş olsaydım erirdim/Toprak oldum dayandım" Evet. İnsan ne kadar dayansa da bir yerden fire veriyor. Diğer yandan yaşlanıyorsun. Yaşlanmak bazen erken olur. Beynini yormamaya gayret etmelisin ama yaşam işte her şey meşgul ediyor. "Valla ölmeye niyetim var ama yaşlanmaya yok" söylemin de soğuk... Elbette yaşlanmaya yok de... Sakın "yaşlanıyorum " deme! Kapına kondurma. Bütün bu olanlara karşı daha sakin ve rahat olmayı, sağlığını ön planda tutmayı ve de biraz daha dinlenmeyi... Koşulları ve kişileri zorlama, kendimi de. Uyu, boş ver. Her şey olacağına varır.
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen.
Sevilmek, istenmek, beğenilmek, önemsenmek güzel. Yaşamak güzel.
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen. Karacaoğlan, "Var git ölüm" demiş. Şair Baba, "Yaşamak güzel şey be kardeşim" demiş ve bunu romanına ad olarak vermiş. Senin sıkça ölümden söz etmenin zamanı mı yani? Ölümden söz etmek sana yakışmıyor. Kendini heder etme. "Ayakaltında kalırsan üzerine basan çok olur", sakın kalma."Aynı kalıp kokmaktansa, cesur olup akarım." diyorsun. İşte durum bu, açık ve sade ol...
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen...
Yorulsan da, tek başına olsan da, sorumluluğun ağır da olsa; sen kendinle baş başasın. Sonra gitmekten söz ediyorsun bir de. Gelmek üzere gitmek, gelmemek üzere gitmek; gitmelerin hepsi de kaçıştır, yaşamdan kaçış.
Bazen birilerinden dolayı gitmeyi düşünürsün, birilerinden dolayı da kalmayı düşünürsün. Mutlaka bir dakika öncesinin şu an için aynı olmadığı gibi, geri geldiğinde belki her şey ve herkesi değişmiş olarak göreceksin ve eskisi gibi bulamayacaksın. Hele de sen gittikten sonra değişenlere hayret edeceksin. Sen de dün ki sen değilsin. Hele bir de otuz yıl öncekini düşün; otuz yıl önceki gibi hiç değilsin. Ben de öyle.
Pek çok konuda dikkatliyimdir. Yaşam dikkat üzerine kuruludur. Dikkatsiz olanlar kendilerini ve çevrelerini önemsemezler, başına çok şey gelir. Fazla dikkatli olmak bir özelliğim olsa gerek; yıllardan beri belki de çocukluğumdan kalma. Anıya Benzer adlı anı deneme kitabım çıktığında bunun ile ilgili pek çok örnek okuyacaksın. Çok değil, iki yıl içinde çok sayıda kitap yayınlayacağım. Hemen hepsi gerçek olaylara dayalı olacak. Sen uyu ve dinlen, sabah erken kalkacaksın ve de hastasın, dinlenmelisin.
"Kadınlar çiçek gibidir, doğal olarak gübre isterler. Bundandır ki gül gibi kadınlar boktan herifleri seçerler"miş. Ne yani; bunun tersi yok mu? Vardır. Aslında kadınlara fazla gübre vermemek gerek. Sonra "erkek egemenliği" zedelenir, boklanır.
Buradaki "gül gibi kadınlar" söylemi de tartışılır. Kimisi konuyu fiziksel, kimisi ahlaksal, kimisi de düşünsel olarak değerlendirir. Erkek dünyası kadını hep geriye itmiş. Aslında tartışılması gereken bir konu bu ülkemizde ve dünyada. Çünkü kadınların mutluluğu toplumun mutluluğu ile özdeştir. Düşünür, "Uygarlığın yaratıcısı kadındır" derken boşuna dememişti. Kadınlar önemsenmeli. Kadınlar da kendilerini önemsemeli.
Birbirimizi iyi anlıyoruz aslında ama sen kendini düşün önce, sanmalara da aldırma. Kendini koy başköşeye. Çocuklar sana, sen çocuklara gereklisin. Sen onlara yetersin, onlar senin canın, onlar öncelikli.
Kafanın içinde gerilim hem fizyolojik, hem psikolojik bir durum olabilir. Yorgunluk, halsizlik. Psikolojik durum organları etkiliyor biliyorsun. Tetikler. Ve stres. Sakin olmalısın.
Yine de iyi dayandın. Türküde der ya; "Taş olsaydım erirdim/Toprak oldum dayandım" Evet. İnsan ne kadar dayansa da bir yerden fire veriyor. Diğer yandan yaşlanıyorsun. Yaşlanmak bazen erken olur. Beynini yormamaya gayret etmelisin ama yaşam işte her şey meşgul ediyor. "Valla ölmeye niyetim var ama yaşlanmaya yok" söylemin de soğuk... Elbette yaşlanmaya yok de... Sakın "yaşlanıyorum " deme! Kapına kondurma. Bütün bu olanlara karşı daha sakin ve rahat olmayı, sağlığını ön planda tutmayı ve de biraz daha dinlenmeyi... Koşulları ve kişileri zorlama, kendimi de. Uyu, boş ver. Her şey olacağına varır.
Bir daha kötü düşüncelerden söz etme lütfen.
Sevilmek, istenmek, beğenilmek, önemsenmek güzel. Yaşamak güzel.
Süleyman ÖZEROL
08 Ekim 2015 Radikal Blog


Yorumlar
Yorum Gönder