Nefes Dergisine Mektup

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR-II

Nefes Dergisine Mektup

“Yıldız Dağı’ndan Ballıkaya’ya Kültürel Araştırma Gezisi” Üzerine


Nefes’in 7. sayısındaki 4. bölümüyle sona eren M. Fuat Bozkurt ve Oğuz Aktan tarafından kaleme alınmış olan araştırma yazısı üzerinde durmak istiyorum.
1986 yazında bir gün köyün otobüsü Kösharmanı denen yere gelip durduğunda yolcular inmeye, evlerine dağılmaya başladılar. Geriye kala kala dört kişi kaldı. Valizlerinin bir araya koyup beklemeye başladılar. Yanlarına giderek, “Hoş geldiniz” dedim. Bunlar bizim köylü değildi. Birinin de sazı vardı. İçlerinden biri, ”Encümen akrabamız olur, evine gitmek istiyoruz” dedi. Valizlerden birini alıp, “yardım edeyim” diyerek önlerine düştüm. Köyün eski yerleşim yerine doğru inmeye başladık. Hem gidiyor, hem konuşuyorduk.  İçlerinde en yaşlı, aynı zamanda en uzun olanı M. İlhan Başgöz, Gemerekli olup 1960’dan beri ABD’de bulunan İndiana Üniversitesinde profesördü. Sazı olan, Âşık Ali Kurt Sivas’ın Yıldızeli’ndendi. Oğuz aktan Ankaralı, M. Fuat Bozkurt ise aslen Ballıkaya’dan gitme, Kangal’ın Mamaş Köyü halkından Kurt Veli’nin oğluydu. M. Fuat Bozkurt ve Oğuz Aktan 12 Eylül zedelerdendi.
Ballıkaya’ya araştırma yapmaya gelmişlerdi. Prof. Başgöz, dedelik kurumunun gününüzdeki durumunu, M. Fuat Bozkurt Şah Veli’nin yaşamını araştırırken, Ali Kurt âşıklık yapıyor, Oğuz Aktan da fotoğraf çekip ses kaydı yapıyordu. Yazı boyunca birkaç kez yinelendiği gibi Ballıkaya’da üç gün kaldılar ve gezilerinin tümüne tanık oldum diyebilirim.
Prof. Başgöz ile 1992’ye kadar yazıştık, haberleştik. Hazırlamakta olduğum Ballıkaya ile ilgili çalışmamda bana oldukça ışık tuttu.”Yenilenen köy Ballıkaya” adıyla hazırladığım ve 11 kez yeniden kaleme aldığım çalışmamda karşılaştığım sorunların başında tarihsel gelişim gelmektedir. Yazılı kaynak yokluğundan dolayı sözlü kaynaklara dayalı olarak hazırladığım bu bölümde yanlışlıklar ve çelişkiler olabileceğini hesaba katarak kitap olarak bastırmayı halen geciktiriyorum.
“Erdebil Tekkesinin Şubesi” olarak belirttiğim Karadirek Tekkesini, Sayın Bozkurt da “gizli bir merkez” olarak belirtmektedir. Buna katılmamak olanaksız. Çünkü ülkemizdeki dedelik kurumunun bugüne kadar yaşatılmasında Karadirek’in rolü büyüktür. Ancak, bu konudaki anlatımlarda çelişkiler vardır. Sözlü anlatımlara göre Şah Veli, II. Abbas’ın oğludur. Araştırma yazısında kardeşi olarak belirtilmektedir. Sözlü anlatımlara göre Şeyh İbrahim, Mezirme’ye gelmiş ve Karadirek’i kurmuştur. Şah Safı’nı elinde “asa” olarak getirdiğine inananlar da vardır. Ayrıca, Karadirek için, ”Şah Veli Dergâhı” da denilmektedir. Oysa adı geçen kişilerin yaşadıkları zaman dilimleri farklıdır. Bazı anlatımcılar ise, Şeyh Cüneyt ile Şeyh İbrahim’i karıştırmaktadırlar.
1983-1984 kışından bu yana üzerinde çalıştığım “Yenilenen Köy Ballıkaya”ya başlarken amacım; Arguvan-Hekimhan ilçeleri arasından alarak Malatya ve çevresi ile ülke genelinde Ballıkaya’yı tanıtmaktı. 1988 yazında ve 1989 sonbaharında Malatya’nın yerel gazetelerinden GÖRÜŞ’te 56 tam sütun olarak yayınlanan Yenilenen Köy Ballıkaya’nın oldukça olumlu yankıları oldu. Malatya dışında olan Ballıkayalılarla birlikte Malatya’da olanlar ve çevre köylerden kişiler bir an önce kitaba dönüşmesi dileklerini belirttiler. Halen bunları yineleyen çok sayıda tanıdık, dost, okur çevrem beklemekte. Ancak, daha önce belirttiğim nedenler ve ekonomik neden bana engel oldu. “Yıldız Dağından Ballıkaya’ya ...” ise benim ve Ballıkaya için bir pencere oldu. NEFES aracılığıyla ülke genelinde de Ballıkaya’nın mesajı verilmiş oldu.
Tek aralıklı, 100 daktilo sayfasını aşan çalışmamda Ballıkaya’yı her yönüyle anlatmaya çalıştım, halen de çalışıyorum. Ballıkaya çevresinin halen bakir olduğuna da belirtmeliyim. Zaman zaman çevreden de derlemeler yapmakta ve alanı zenginleştirmeye çalışmaktayım.
Şah Veli Dede’nin simgesi olan Karadirek’in yanı sıra Pabuç’u da Ballıkaya’da ve çevrede ayrı bir yer tutmaktadır. Bunlarla ilgili olarak başlı başına bir çalışma yapmak daha yerinde olur. Ama şimdilik elimde bulunanları düzenlemekle uğraşmaktayım.
1957 yılında 3. kez yeniden yapılmış, 4. kez olarak da köyün yeni yerleşim yerinde 1993 sonbaharında temeli atılmıştır. Bir yıla yakın bir süre önce kurulan köy derneği bu konuyla da ilgilenmektedir. Ballıkaya ve çevresinin yardımları ile yapım işi sürdürülmektedir.
Çalışmamda örnekler verdiğim Şah veli ile ilgili oldukça çok söylence vardır. Bunların dışında zamanla yeni derlediklerim de olmaktadır. Ayrıca, Suriye’den tutun da Toroslar’ın batı ucuna kadar uzanan bölgelerde, Orta Anadolu’nun bazı bölgelerinde, Amasya’da, Erzincan’da, Ege’de bulunan Şeyh İbrahim Ocağı taliplerinin varlığını da hesaba katarak; inceleme ve araştırma alanını geniş tutmanın gerekli olacağını düşünüyorum. Bunu başarmak, birçok olanaklara sahip olmayı gerektirdiğinden nereye kadar gidebileceğimi bilemiyorum. Yine de elimden geldiğince Yenilenen köy Ballıkaya’yı ayakları yere sağlam basan bilgiler ve belgelerle donatmayı sürdürmek amacındayım. Belki o zaman basılabilir bir niteliğe kavuşabilir. Yine sizler, Ankara ve İstanbul gibi yazılı kaynaklara yakın olan kişiler olarak destekte bulunursanız (Şah İbrahim, Şah Veli, Karadirek vb. tarihsel konularda) bizler mutlu olacağız.
Sayın M. Fuat Bozkurt’un da bu konuda çabasının sürüdüğüne emin olarak, onun da yardımını bekliyoruz. 
19 Haziran 1994
Süleyman ÖZEROL

Yorumlar

Popüler Yayınlar