Kadını yok sayanlar azınlığa düştüğü zaman...
Kadını yok sayanlar azınlığa düştüğü zaman...
Merhaba,
"En güzel zaman bahar dedim ya"
Dememe bakma,
Dört mevsim birbirinden güzeldir.
Sonbahar hazan,
Kış tufan,
Bahar ümit,
Yaz yaşanan...
Bugünlerde seninle daha sıkça konuşmak ve sana daha sık yazmak, biriken duygu ve düşüncelerimden bazılarını aktarmak istiyorum. Ancak senin geride durduğunu, yaklaşmak istemediğini görüyorum. Sanki geri çekilerek kaybolmak ister gibi bir halin var. Elbette ki özgür seçimin, nasıl istersen öyle hareket edebilirsin. Ancak ne kadar geri çekilsen, ne kadar kendini kaybetmek istesen de varsın. Nerede, hangi zamanda ve ne durumda olursan ol varsın. Maddesel olarak varsın, çünkü varlıksın. Düşünsel olarak varsın, çünkü düşüncemdesin.
Ülkemizde birileri cumhuriyet ve demokrasiyi bir türlü hazmedemiyor, çağdışı yönetimlere özlem duygularını dile getiriyorlar. Bunların özellikle kadına bakış açılarını görünce biraz daha ayrıntılı olarak yazma gereği duyuyorum.
"İsteseniz de istemeseniz de bizim gibi yaşayacaksınız" diye dayatmaları sürüyor ve kendilerini dev aynasında gören zavallılar konumundan bir türlü kurtaramıyorlar. Diğer yandan insan hak ve özgürlüklerini kendilerine göre düzenlemek ve kadının kul, köle gibi yaşamasını istiyorlar.
Düşünür, "Uygarlığın yaratıcısı kadındır" derken ne kadar uygun bir değerlendireme yapmış. Her şey ailede başladığına ve geliştiğine göre anne ilk öğretmendir ve insanı biçimlendiren temeldir. Biçimlenen insan, sokağa, okula, yaşamın diğer alanlarına çıktıktan sonra biçim üzerinde bazı değişimler olsa da o üç beş yaş arasında kazanılan temel davranışlar yaşam boyu etkili olacaktır.
Eğitimcilerin ana baba eğitimine çok önem verdiği günümüzde kadını amaçları uğruna aracı gibi görenler de aynı şeyleri düşünürler. Çocuklara dogmatik bilgilerin öğretilerek itaatkâr bir toplum yaratmak isteyenler araştıran, soruşturan, sorgulayan, hak arayan bir kuşağın yetişmesini elbette istemezler. Kadının her şeye aklının ermediğini ,"eksik" , "eksik etek" olduğunu öne sürmekten çekinmedikleri, yurttaş hatta insan olarak değer vermedikleri kadını amaçları için kullanmaktan çekinmeyenler onun saçının teli görülünce kıyametin kopacağını öne sürmekten çekinmezler. Modern ve çağdaş kadın yerine kul, köle kadın isterler. Uygarlığı yaratan kadını yok sayanlar ne zaman azınlığa düşerlerse o zaman kadınların daha mutlu olacağına inanıyorum.
Ve daha pek çok şey var anlatmak istediğim, şimdilik bunları yazdım. Senin bu konudaki düşüncelerini biraz olsun biliyorum. Ancak yeni şeyler söylemek isteyeceksen, onları da öğrenmek isterdim elbette.
12 Kasım 2015, Ankara
Süleyman ÖZEROL
Radikal Blog, 21.11.2015
Merhaba,
"En güzel zaman bahar dedim ya"
Dememe bakma,
Dört mevsim birbirinden güzeldir.
Sonbahar hazan,
Kış tufan,
Bahar ümit,
Yaz yaşanan...
Bugünlerde seninle daha sıkça konuşmak ve sana daha sık yazmak, biriken duygu ve düşüncelerimden bazılarını aktarmak istiyorum. Ancak senin geride durduğunu, yaklaşmak istemediğini görüyorum. Sanki geri çekilerek kaybolmak ister gibi bir halin var. Elbette ki özgür seçimin, nasıl istersen öyle hareket edebilirsin. Ancak ne kadar geri çekilsen, ne kadar kendini kaybetmek istesen de varsın. Nerede, hangi zamanda ve ne durumda olursan ol varsın. Maddesel olarak varsın, çünkü varlıksın. Düşünsel olarak varsın, çünkü düşüncemdesin.
Ülkemizde birileri cumhuriyet ve demokrasiyi bir türlü hazmedemiyor, çağdışı yönetimlere özlem duygularını dile getiriyorlar. Bunların özellikle kadına bakış açılarını görünce biraz daha ayrıntılı olarak yazma gereği duyuyorum.
"İsteseniz de istemeseniz de bizim gibi yaşayacaksınız" diye dayatmaları sürüyor ve kendilerini dev aynasında gören zavallılar konumundan bir türlü kurtaramıyorlar. Diğer yandan insan hak ve özgürlüklerini kendilerine göre düzenlemek ve kadının kul, köle gibi yaşamasını istiyorlar.
Düşünür, "Uygarlığın yaratıcısı kadındır" derken ne kadar uygun bir değerlendireme yapmış. Her şey ailede başladığına ve geliştiğine göre anne ilk öğretmendir ve insanı biçimlendiren temeldir. Biçimlenen insan, sokağa, okula, yaşamın diğer alanlarına çıktıktan sonra biçim üzerinde bazı değişimler olsa da o üç beş yaş arasında kazanılan temel davranışlar yaşam boyu etkili olacaktır.
Eğitimcilerin ana baba eğitimine çok önem verdiği günümüzde kadını amaçları uğruna aracı gibi görenler de aynı şeyleri düşünürler. Çocuklara dogmatik bilgilerin öğretilerek itaatkâr bir toplum yaratmak isteyenler araştıran, soruşturan, sorgulayan, hak arayan bir kuşağın yetişmesini elbette istemezler. Kadının her şeye aklının ermediğini ,"eksik" , "eksik etek" olduğunu öne sürmekten çekinmedikleri, yurttaş hatta insan olarak değer vermedikleri kadını amaçları için kullanmaktan çekinmeyenler onun saçının teli görülünce kıyametin kopacağını öne sürmekten çekinmezler. Modern ve çağdaş kadın yerine kul, köle kadın isterler. Uygarlığı yaratan kadını yok sayanlar ne zaman azınlığa düşerlerse o zaman kadınların daha mutlu olacağına inanıyorum.
Ve daha pek çok şey var anlatmak istediğim, şimdilik bunları yazdım. Senin bu konudaki düşüncelerini biraz olsun biliyorum. Ancak yeni şeyler söylemek isteyeceksen, onları da öğrenmek isterdim elbette.
12 Kasım 2015, Ankara
Radikal Blog, 21.11.2015


Yorumlar
Yorum Gönder