Çok Şey Söylenmeyende Gizlidir

Çok Şey Söylenmeyende Gizlidir


Süleyman ÖZEROL

Merhaba,

Birkaç cümle ile sana ne söylesem ki? Düşündüklerimi yazarak anlatmanın oldukça uzun bir koşu gibi olacağını düşünüyorum. Belki oturup konuşmuş olsaydık, bir şeyler anlatırdım.

Geri çekilmiş, beklemede, yelkenleri indirmiş, daha bir ağır düşünüyorsun. Kolay şeyler yaşamadın, çok savaştın. Yorgunsun, yaralısın, kırgınsın, iyileşmeye çalışıyorsun. İyileşeceksin elbette…

Ne demiştin? “Kırkından sonra öğrenecek şeyler de varmış…”

Evet, öğreniyorsun…

“Kırmamak, üzmemek, kaybetmemek..."

Hangi insan sevdiğini kırmak, üzmek, kaybetmek ister

Oysa çok şey söylenmeyende gizlidir. Ya da her şeyi söylememek konusu… Yeri gelince pek çok şey söylenir yine de... Sevdaya, yarına, umuda, yaşama dair…

Gördün mü; ne kadar şey söyledim sana. Bir gün de başka şeyler söylerim…

Evet...

Bazı şeyleri insan kırkından sonra da öğreniyor. Beş yıldır görmediğim bir bayan arkadaşımın bir şiiri var.

"Kırkıma gelince anladım" demişti

Kırkıma Gelince Anladım


Yanlış dediğimiz şeylerin çoğu,
Aslında cesaret edemediklerimizmiş.

Günah dediklerimiz,
Sonuçlarına katlanamadığımız eylemlerimizmiş.

Sessiz çığlıklarımız, içimizi yırtarmış
Ağrılarımız, hayat yanıklarımız kadarmış

Yaşayamadıklarımız,
Bu yaşlarda hayat bulmak istermiş

Yaşlanan, sadece derimizmiş
Derinliklerimiz değilmiş

Yüzümüzdeki çizgiler,
Bizi yırtarak çıkan eylemlerimizmiş

Saçımızdaki beyazlar,
Aklanmayı bekleyen karanlıklarımızmış

Yaşadıklarımız,
Güldüğümüz ve ağladıklarımız kadarmış

Ve ölümü özlemek,
Yaşamaktan yorulmakmış.


Günün her bir gün sonrası, bir gün öncesini aratıyor. Zaman bir at gibi şaha kalkmış, gem tutmuyor. Akıyor sanki su gibi, uçuyor sanki rüzgâr gibi...

Uzun zaman yazamayacağım belki de…

Yaz beni tembelleştiriyor galiba?

Kırk bir yana, altmış bir yana, seksen bir yana…

Yıllar geçiyor işte…

Yıllar geçiyor…

22 Haziran 2016, Ankara

Yorumlar

Popüler Yayınlar