Yoğun Bir Yaz Olacağını Düşünüyorum
Yoğun Bir Yaz Olacağını Düşünüyorum

Merhaba,
Bugün Cumartesi, dosyalar üzerinde çalıştım, haberleri yazdım, fotoğrafları ekledim. Derken saat 17.00 sıralarında evden çıktım ve Kızılay’a gittim.
Kum Sanat’a uğradım, miniklerin resim sergisi ile ilgili bilgi aldım, fotoğraflar çektim. Ressam Cezmi Orhan’ın sahibi olduğu Kum Sanat’ta 1-9 ve 9-12 yaş gruplarının resim sergisi bugün saat 12.00’de açılmış. 12’si kız, 8’i erkek olmak üzere 20 çocuğun yapıtı sergilenmiş. Sergide renklendirilmiş eva, akrilik boya ve kuru boya ile yapılan resimler, kil heykel çalışmaları yer almış. Sanatçı portrelerinin tamamlama, ebru, balon üzerine peçete kaplayıp boyama çalışmaları yapılmış. Resimlerden biri büyük boyutlu olup ortak çalışmadır.
Konu ile ilgili bilgileri Ressam Cezmi Orhan’ın kızı ve Kum Sanat’ta ikinci grupta çalışmalara katılan Göksu Bilge Orhan’dan aldım.
11 Haziran 2016 günü saat 12.00’de Meşrutiyet Cad. Bayındır 2 Sokak 55 numarada bulunan Kum Sanat’ta açılan sergide yapıtları yer alan çocuklar şunlar: A. Berke Yılmaz, Ada Şen, Aden Sakız, Arda Kanmaz, A. Furkan Gönen, Ayda Çözen, Bilge Yılmaz, Defne Ateş, Efekan Karakaş, Ege Yeniceli, D. Alperen Aslanca, G. Bilge Orhan, G. Deniz Kaya, Giray Süzen, Irmak Özünlü, Lermanaz Partigöç, Nehir Doğan, Zeynep susam, Zeynep Karagöz, Zeynep Yılmaz.
Saat 19.00 sıralarında Sentez Kültür’e uğradım, asansör çalışmıyordu dördüncü kata çıktım. Bir şeyler yeyip içerken 20.40 sıralarında dışarıdan sesler geldi, baktığımda engelli bayan arkadaşın kaldırımda kalabalığın ortasında olduğunu gördüm, hemen dört katı indim, kolundan tutup düzgün oturması ve kalkması için uyardım. Yukarıdan inen bir bayan da destek verdi, derken oturdu. İlkyardım çağrılmıştı, geldiler ve arabaya aldılar. Yukarı çıktım, notlarımı yazmayı sürdürdüm.
Levent Çoban’ı aradım “Hekimhan Müzik Kültürü” çalışmamız ile ilgili olarak uzunca konuştuk. Bir süre sonra müzik başladı ve içerisi de gençlerle doldu, önceden yer ayırtmışlar…
***
Belki bir hafta, belki de on gün içinde köye döneceğiz. Köyün hala soğuk olduğu, akşamları soba yakıldığı söyleniyor ama olsun; Haziran’da baharı yaşamak gibi bir şey olacak.
Önceki yıl hiçbir meyve, geçen yıl bir bölümü, bu yıl da yine belki bir bölümü olacak. Olsa da olmasa da benim için değişmiyor. Ben yine Ankara’daki gibi ilerini sürdürüyorum. Gazeteye yazı göndermek, internete haber, yazı, resim eklemek, fotoğraf çekmek, kitap çalışmaları, kapak tasarımları, fotoğraf çekmek, arayıp soranlara yardımcı olmak ve benzeri işler…
Köyün konumu zaten köy olmaktan çıkmış, yazlık konumuna gelmiş. Ürün olmuş olmamış sonuç değişmiyor, gelen zaten geliyor, gelmeyen de öyle…
Birkaç yıl içinde bahçelerini terk edenlerin sayısı artacağa benziyor. Yaşlı kuşağın yerini doldurmaya çalışanlar olsa da çiftçilik, köylülük giderek yok oluyor.
Bayramda köye geleceğini belirtiyorsun. Elbette görüşürüz, belki birkaç türkü de söylersin, anılar tazelenir, Hekimhan Arguvan arasından çıkar, hayal dünyasına yolculuk yaparız.
“Gelince randevu alman gerek” esprimi de ciddiye al ama!
Karadirek Cem Evinin dış cephe boyası işi, 20 Ağustostan önce genel kurul, mezarlığa elektrik bağlanması, morg alınması gibi önemli işlerimiz var. Bütün bunların yanında gazete, kitap çalışmalarım, günlük yaşam da var…
“Âşık Yoksuli”, “Anıya Benzer”, “Kömürhan Köprüsü Nereye Bakar?”, “Ballıkaya’da Yemek, Sofra ve Ocak”, “Başkavak Köyünden Derlemeler”, “Yenilenen Köy Ballıkaya”, "Radyo Fon Programlarım", “Merhaba Gülü” gibi basıma hazır çalışmalar var. Diğer yandan hazırlamakta olduğum dosyalardan Ömer Erdoğan ve Çadır, Hüseyin Şahin’in şiirleri, Nevzat Topal’ın şiirleri, Vahap Alkan’ın şiirleri, Halil Yazgan’ın şiirleri, İbrahim Emici’nin yeni şiirleri, Fadime Bulut’un şiirleri ve daha pek çok düzenlediğim kitap çalışmaları var.
Araştırma, tez, ödev ve benzeri konular için gelecek olanlarla çalışmalar her yaz oluyor.
İğdir köyünden beş mahalle ile ilgili derlemeleri sürdürmeyi düşünüyorum.
"Hekimhan Müzik Kültürü" çalışmamız için de çalışmalarımız olacak. Özellikle Hekimhan’ın Sünni olan bazı köylerinde var olan müzik kültürü ürünlerini ve kaynak kişileri görmek istiyorum. Bu amaçla kitap çalışmasını birlikte sürdürdüğümüz Levent Çoban ile Kocaözü, Güzelyurt, Karaçayır, Sarıkız, Karadere gibi köylere gitmeyi planladık.
Bu yazın, yoğun bir yaz olacağını düşünüyorum...
Görüyorsun değil mi? Konu gelip yine türkülere dayanıyor. Senin bir kez de olsa türkü söylemenin bende bıraktığı izi unutmuyorum. Hatta şiir bile yazmıştım.
Yalnızca bayramda değil her zaman beklerim Ballıkaya’ya…
Her ne ise... Her şeyin hep iyisi olsun senin için. Her ne olursa olsun, her şeyden önce kendine iyi bak. Ne devletin işi biter, ne elin işi, kendi işin bile bitmez. Ama seni bitirir, çok çalışıp kafa yormak. Zamanını kendine ayır, çocuklara da…
Selam ve sevgilerimi iletiyorum.
Ankara, 11 Haziran 2016


Yorumlar
Yorum Gönder