Sen, İkinci Basamakta Rastladığım
Sen, İkinci Basamakta Rastladığım...
Merhaba,
Yıllar önce, “Böyle bir mektup almak için bekleyebilirim bir ömür…” demişsin.
Telefon icat olunca mektup eskisi gibi yazılmaz oldu. İnternet çıktı ama yazan yine de azaldı.
Ben sana oldukça uzunca bir mektup yazacağım.
Almak için bir ömür bekleyebileceğini belirttiğin mektubu şiir biçimine dönüştürmüş ve hem internette hem de kendi çıkardığım dergide yayınlamıştım. Adil Aktaş arkadaşımız “Bir Dosta Mektuplar” başlığı altında okuyarak 15 Şubat 2012 tarihinde internete eklemişti.
Dediğin gibi elbette ki ben “yanlış” değildim. Yanlış olan “yardımcı” olmaz. Ama o bunu bile istemedi.
Yine dediğin gibi “sığınaktım”, “sakin hayat, emek, sabır ve özveriydim”. Yine öyle olduğumu biliyorsun zaten…
İletişimi kestiğimi belirttiğimde, “Sakın yapma! Üretmek için ihtiyacın var ona” demiştin. Belki biraz olsun haklısın diyeceğim, ancak;
Merhaba,
Yıllar önce, “Böyle bir mektup almak için bekleyebilirim bir ömür…” demişsin.
Telefon icat olunca mektup eskisi gibi yazılmaz oldu. İnternet çıktı ama yazan yine de azaldı.
Ben sana oldukça uzunca bir mektup yazacağım.
Almak için bir ömür bekleyebileceğini belirttiğin mektubu şiir biçimine dönüştürmüş ve hem internette hem de kendi çıkardığım dergide yayınlamıştım. Adil Aktaş arkadaşımız “Bir Dosta Mektuplar” başlığı altında okuyarak 15 Şubat 2012 tarihinde internete eklemişti.
Dediğin gibi elbette ki ben “yanlış” değildim. Yanlış olan “yardımcı” olmaz. Ama o bunu bile istemedi.
Yine dediğin gibi “sığınaktım”, “sakin hayat, emek, sabır ve özveriydim”. Yine öyle olduğumu biliyorsun zaten…
İletişimi kestiğimi belirttiğimde, “Sakın yapma! Üretmek için ihtiyacın var ona” demiştin. Belki biraz olsun haklısın diyeceğim, ancak;
Kapım açık yeni sevdalara
Ruhum bir o kadar engin
Aşure Gününde konuşmacı olduğum 2002 yılında adımı “Osman” olarak duyuru yapan minicik kuş sen değil miydin? Yedi yıl önce beni arayan ve o zamandan beri her aradığında saatlerce konuşan da…
Senin gelişin böyle olmuştu…
Bir yıl sonra bu sayfadaki bazı dizeleri yazmıştın bana.
Sanki yılların tanıdığı, tanığı gibiydi söylemlerin.
Demek ki büyük sende büyük bir öngörü varmış…
Sen
İkinci basamakta rastladığım
Zarif ve minik kuşum
Gözlerin hep öyle baksın
Kalbini kapatma
Unutma
Üretmek için
İhtiyacım var sana…
Ankara, 18 Nisan 2016
Ruhum bir o kadar engin
Aşure Gününde konuşmacı olduğum 2002 yılında adımı “Osman” olarak duyuru yapan minicik kuş sen değil miydin? Yedi yıl önce beni arayan ve o zamandan beri her aradığında saatlerce konuşan da…
Senin gelişin böyle olmuştu…
Bir yıl sonra bu sayfadaki bazı dizeleri yazmıştın bana.
Sanki yılların tanıdığı, tanığı gibiydi söylemlerin.
Demek ki büyük sende büyük bir öngörü varmış…
Sen
İkinci basamakta rastladığım
Zarif ve minik kuşum
Gözlerin hep öyle baksın
Kalbini kapatma
Unutma
Üretmek için
İhtiyacım var sana…
Ankara, 18 Nisan 2016


Yorumlar
Yorum Gönder