Batmak, şirket ve diğer...

Batmak, şirket ve diğer...
Merhaba,

Uzun zaman oldu yazmayalı. Zaten sen yazmıyorsun aylardır. Birkaç cümle ile de olsa bir şeyler yazayım dedim.

Evde çalışma masam, kitaplık odasındaki batıya bakan tek pencerenin sağ yanında bulunuyor. Masaya her oturduğumda başımı kaldırdığımda kalemliği ve kalemlikte de sırtında top mermisi taşıyan Mehmetçik ile önündeki yazıyı görüyorum:

"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir"

Necmettin Halil Onan'ın "Bir Yolcuya" adlı şiirinin ilk dizeleri bunlar. Bu tabloyu günlük gördükçe seni anımsıyorum.

"Bir devrin battığı yer..."
Bir devir ve battığı yer...

Yedi düvel dedikleri emperyalistlerin çullandığı "hasta adamın" silkindiği ve onları yendiği yer...

"Batmak" deyimi hep şirketleri, denizi, suyu, çamuru, takımları ve devleti anımsatır.

Biz şirketten söz edelim, çünkü en çok batanlar onlar...

Şirket ne demek?
Şirket, "iki ya da daha fazla kişinin biraraya gelerek amaç ya da mallalrını ortak bir amaçla bir sözleşme ile belirlemeleri sonucu ortaya çıkan tüzel kişilik" olarak tanımlanır.

Roman okurları anımsayacaklardır; Bekir Yıldız'ın "Evlilik Şirketi" adlı bir romanı vardı. Bekir Yıldız, evliliği şirkete benzetiyordu. Gerçi aile şirketleri vardır ama evlilik farklı bir şirket!
Anonim şirket, limited şirker, komandit şirket gibi türleri var şirketin. Türler arasında da ufak tefek farklılıklar...
Devlet ise kocaman bir şirket! Tüm halkın ortak olduğu, daha çok iktidarda olanların kazandığı bir şirket...

Bizim şirketimiz yok, ancak ortak amaçlarımızı gerçekleştirmek için derneklerimiz var. Zaten derneklerin en büyük özelliği, "kar amacı gütmeyen kuruluşlar" olmaları ve de gönüllülük temelinde örgütlenme ve demokratik katılım ile yürütülmeleridir.

Yaşamda her şey "parasal kazanç" elde etmek değildir. İnsanı özgür, erdemli ve mutlu kılan davranışların kazanılması önemlidir. İnsanın varlığını ortaya koyan bu davranışalrı kazanmak da eğitim iel gerçekleşir. Eğitimsiz kalmış uluslar başkalarının yemi olmak durumundadırlar.

Hemen her gün gözümün önünde duran ve "Bir Yolcuya" şiirinin ilk iki dizesi ve ardındaki sırtında top mermisi taşıyan Mehmetçiğin görüntüsü bulunan kalemliği, bir Nisan günü geldiğinde "beni anımsatsın" diye armağan etmiştin. Ben de seni unutmuyorum ve her gün gözümün önünde duran kalemlikte simgeleşen Mehmetçiğin kanıyla yoğrulan topraklara selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Güzel günler dileğimdir...

Süleyman ÖZEROL
Radikal Blog, 03.03.2016

Yorumlar

Popüler Yayınlar